ylvis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ylvis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Önceki bir yazımda övmeye doyamadığım Ylvis, beni yalancı çıkarmak istercesine yeni bir şarkı ve kliple karşımızda: Mr. Toot.

Şarkı her zamanki gibi güzel, ritmik ve eğlenceli. Ama rahatsız edici olan klibi. Bu klip Ylvis'in düşündüğüm kadar "farklı" bir espri anlayışına sahip olmadığını gösterdi, otuz senelik ömrümün neredeyse yarısında ülkeden kaçma planları kuran bendenize memleket sevgisi aşıladı.

Ylvis, nedense "Janym" klibinde Kırgızistan'a geçtiği kıyağı Türkiye'ye geçmemiş. (Gerçi Kırgızların tepkisine bakmadım. O çadır ne alaka diyen de çıkmıştır belki.) İstanbul diye geldiği yer aşağıda. İstanbul'da uzaktan yakından bir yere benzetemedim. Yorumları takip edince buranın Fas'taki Marakeş olduğunu öğrendim.


Beni rahatsız eden Avrupa'nın ya da daha genel manada Batı'nın Doğu'yu hâlâ toz topraktan ibaret, biraz zorlasak sevimli ama ne yaparsak yapalım "ilkel" insanların yaşadığı bir coğrafya olarak göstermesi. Özetle oryantalizm diyebiliriz (günümüz bağlamında). İşte Ylvis'e yakıştıramadığım buydu. Yoksa tribünlere oynamaya müsait gayet renkli bir şarkı var ortada.

Klibi izleyince Marakeş'in gezilip görülebilecek bir yer olduğunu düşündüm. Ylvis oraya İstanbul tabelası yerine Marakeş tabelası koysa çok daha avantajlı olacaktı bence. İstanbul'un Batılılara göre "gelişmiş" görüntüsünü koymayı tercih etmiyorlarsa da buraya yakın bulduğum Mardin'in güzellikleri gösterilerek UNESCO Dünya Mirasları Listesi'ne giden yolda bir adım daha atılabilirdi.

Böyle bir hamle yapma zorunlulukları yok elbette. Bari olanı gösterselerdi. Hâlâ "land of turban", hâlâ fes. İstanbul'da her çeşit insan var, bunu öğretemedik. Bu kafayla İstanbul'a gelseler özellikle Harbiye-Elmadağ-Taksim üçgenindeki süitlerde kalsalar şoka girecekler demek.

Şarkının bestesi burada (Gerekli izinleri aldıklarını umuyorum):



Ama tabii klibin güzel yanları yok değil. Birincisi Mr. Toot'un aleti sarışın olan kardeş Bard tarafından tasarlanmış. Hem telli hem de üflemeli bir çalgı "toot", ayrıca elektronik bir ses veriyor. İkinci güzel ayrıntı Mr. Toot'un sahne arkasında kısa bir hazırlıkla adeta Barış Manço'ya dönüşmesi ve seyircinin bu ani değişikliği ("modern music"i!?) kaldıramayıp alandan ayrılması. Genel oryantalizmi üç dakikalığına görmezden gelirsek Binbir Gece Masalları atmosferi de yakalanabilir.

Not: Mr. Toot Bart'ın ta kendisiymiş. Eh, yine güldürdünüz keratalar.

Klibi şuradan izleyebilirsiniz.




"Tilki ne söylüyor, kimse tilkinin neler hissettiğini merak etmiyor" ve benzeri gönderilerin ardı arkası kesilmiyordu. Bir gün spor salonunda da mevzu bahis şarkıya denk geldim. Nakaratındaki "ding ding ding dingi dingler"e takıldım. "Hay senin derdini" dediğiniz noktada zaten şarkıyı söyleyen arkadaşlarla tanışıyorsunuz.

Ylvis, Vegard ve Bard Ylvisaker isimli iki kardeşten oluşan Norveçli bir komedi grubu. Norveççede "yetenek" anlamına gelen Ylvis, Norveç'te ilgiyle izlenen bir ekip olmasının yanı sıra dünyaca ünlü artık. Genç ve dinamikler, espriler gayet başarı, bestelerle uğraşılmış ve sesler harika. Zaten ikisi de enstrüman konusunda eğitimli. Büyük kardeş Vegard gitar, ses ve komedi üzerinde, küçük kardeş Bard da ses, komedi ve akrobasi üzerinde yoğunlaştı. Espri zenginliğinde kardeşlerin çocukluklarını Angola ve Mozambik'te geçirmelerinin de etkili olduğunu tahmin ediyorum.

Günümü gün eden şarkılarından kısaca bahsedeyim. Sözleri ve klipleri güldüren şarkıları sadece dinlerseniz de müzikal zevk alıyorsunuz.

1. "The Fox"


Grubu dünyaca ünlü yapan şarkı. Gayet keyifli, cıstak cıstak bir melodisi var. Dediğim gibi, nakaratı olmasa spor salonundaki diğer şarkılardan ayırt edilemeyecek halde. Şarkının ana fikri: Bütün hayvanların sesini duyduk ama tilkinin sesi ne ola ki? Tilkinin solosuna ayrıca dikkat. Uyarı: Durduk yere garip sesler çıkarmak çıkarma dürtüsü oluşturabilir. 


2. "Someone Like Me"


Hem müzikal hem dubstep keyfi. Kendileri gibi dubstep sever bir sevgili bulamayan bir kadın ile bir erkeğin mutlu sonla biten öyküsü. Değme müzikallere taş çıkartan girişten sonra tetikte olun. Çiçek uzatma sahnesinde başlayan çılgın ilan-ı aşk sahnesinin romantizmini başka kliplerde bulamayacaksınız muhtemelen. "PLEASE TAKE THIS F*CKİNG FLOWERS!"


3. "Jan Egeland"


Klibe baktıkça güldüren, klipten ayrı dinleyince Iron Maiden, Judas Priest veya 80'ler rock gruplarından birini dinliyormuş havası yaratan bir şarkı. Epey de erotik bir anlatım var. BM Acil Yardım Koordinatörü Jan Egeland, habersiz yapılmış bu şarkı ve klip için "sözler çılgın, melodi muhteşem" demiş. Böyle bir çalışma Türkiye'de yapılsa ne olurdu acaba?


4. "Work It"


"Work It" (çalıştır) bir rap şarkısında olabilecek her şey, hatta daha fazlası var. Ylvis'ten halka hizmet: Kadın vücudu nasıl çalışıyor, anatomik olarak tanıyor musunuz? Peki, alem yaptığınız jakuzi nasıl çalışıyor, o kadar insan içine girdiğinde sudaki bakteriler ne olacak? Bütün bunların cevabını bu şarkıda bulabileceksiniz. 


5. "Pressure"


Yine rap esintileri olan bir şarkı. Günlük hayatta doğru miktarda basınç uygulamanız gerekir. Örneğin, bir kadın bluzunu çıkardığında ne yaparsınız? Bir akupunktur iğnesini omzunun yanına batırıp oluşan baskıyla onu boyun ve sırt ağrısından kurtarabilirsiniz. Yine ibretlik bir çalışma...


6. "Stonehenge"


Görünüşte kusursuz bir hayatınız olsa da bazı sorular zihninizi kurcalayabilir. Mesela, Stonehenge'i neden inşa ettiler? Granitten büyük bir doğum günü pastası mı yoksa kaçması çok kolay olan bir hapishane mi? Bu soru sizi uyurken, çalışırken, hiçbir zaman rahat bırakmayacak.


7. "Massachusetts"


Boyband'ler canlandı ve Amerikan rüyasını tekrar yaşıyorlar, üstelik anlatmakla bitmeyecek Massachusetts'te. Tabii telaffuzu biraz zor. Bu klipte Vegard ve Bard kardeşlere Calle Hellevang-Larsen da eşlik ediyor.


8. "The Cabin"


İş yerinizde size bir video geliyor ve dudağınızı ısırarak açıyorsunuz. İçinden ne çıkabilir? Puslu bir ses sizi kulübesine davet ediyor, çatal bıçak takımlarını göstermek ve spagetti ikram etmek istiyor. Vuhuu!

http://www.youtube.com/watch?v=GVyDovLA2vw

Bonus: "Janym"


Ylvis'in "Big In Kyrgyztan şovları için hazırladıkları Rusça bir şarkı olan Janym, ikilinin Rusça telaffuz denemeleri ve Kırgızistan'da yörük çadırından prenses kaçırma sahneleriyle renkleniyor.

http://www.youtube.com/watch?v=4D2Az8wGSQk

Moral bozukluğunda, streste birer doz dinlenesi bir grup sizi bekliyor. İşlerini eğlenerek yaptıkları her hallerinden belli. Hem eğleniyorlar, hem para kazanıyorlar, hem ülke ülke geziyorlar. Kardeşimin aklını çelmenin vakti geldi...