türkçe off etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
türkçe off etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türkçeyi daha iyi öğrenmek, mesleğimde gelişmek ve biraz da işverenler tarafından sinirim kaşındığı için dil yanlışlarıyla ilgili kitapları araştırmaya koyuldum. En popüler ve en eğlenceli örneklerden biri olan Türkçe "Off", Feyza Hepçilingirler'in Siyah Beyaz dergisinde yazdığı yazıların bir derlemesi. Serinin iki kitabı daha var.

Aslında tanıma ihtiyacı yok çünkü sayısız baskı yapmış ve hemen herkesin haberi var. Yine de kendi okuma deneyimimi biraz paylaşayım.

Kitap herkesin sıkılmadan okuyabileceği bir dile sahip. Kitabı okurken kendi bildiklerimle sık sık kıyasladım. Merak ettiğim bazı sorulara yanıt buldum. Bana olağan gelen bazı şeylerin yanlış olduğu öğrendim. Bazı şeylerin de bildiğim gibi olduğunu görüp sevindim.

Kitap mantıklı bölümlere ayrılmış. Bir bölümde politikacılar, bir bölümde TV veya reklamlar, bir bölümde popçular eleştirilmiş, başka bir bölümde anlatım bozukluklarına, bir başkasında dilbilgisi veya tamlama yanlışlarına değinilmiş. Sonunda da kitap hakkında çıkan tanıtımlar ve eleştirilere yer verilmiş. Derleme olarak gayet düzenli. Ayrıca, buram buram 90'lı yıllar kokan bir kitap. Çocukluk yıllarıma bir nevi geri dönüş...

Kitaptan birçok örnek verilebilir. Ama okurken gözümden kaçan ve açıklamaya kadar kafama dank etmeyen eğlenceli bir örneği alıntılamak istiyorum.

36. sayfada, haberciler bir doktora Yıldız Kenter'in yaşına rağmen harika bir vücudu olması hakkında soru soruyorlar.

"-Yıldız Kenter'in vücudunda estetik var mı?
Doktor da yanıtlıyor:
- Hayır, Yıldız Kenter'in vücudunda hiçbir estetik yok."
... Söylenmesi ihmal edilen sözcük 'ameliyat'."

Gençler

Feyza Hepçilingirler bu kitaptan önceki kitaplarından hiçbirinin bu kadar ilgi çekmediğinden bahsediyor. Ben de onu ilk bu kitabıyla tanıdığım için biraz mahcubum aslında. Ama yazma tarzından, hayat hikâyesinden ve fotoğraflarından güler yüzlü bir insan olduğunu tahmin edebiliyorum. Kitabı okurken çekindiğim şeylerden biri iki cümleden birinde "gençler şöyle, gençler böyle" okumaktı ama neyse ki eleştiri herkese eşit ölçüde ve tatlı dille yapılmış.

Bu konuya takılmamın nedeni gençlere genelde çok yüklenilmesi. Evet, dilde bozulmalar var ve dil eğitimi eksiklerle dolu. Ama sürekli gençlerden yakınmak hoş değil. Her dönemde dili kullanmasını bilmeyen gençler ve yetişkinler var, olacak da. (Bu yazıyı yazarken kim bilir ben de ne yanlışlar yaptım.) Faturayı tek bir tarafa kesmemeli. Ayrıca herkesin dilinden düşürmediği, bir cacık olmaz dediği 90'lı nesil Gezi Parkı'nda en önlerdeydi. Onlardan yakınmak yerine internetin, dijital ve mobil ortamların olanaklarını kullanmak ve "genç"leri kaliteli kaynaklara yönelme konusunda teşvik etmek gerekiyor. Bir kitap kurdu olsam da dil konusunda bilinçlendirmenin veya başka çalışmaların basılı kitaplarla, hatta genel olarak basılı mecralarda yapılabileceğinden artık şüpheliyim.

Eleştiriler

Şunu de eklemesem olmaz. Mantıkla ilgili bölümlerde cümleleri düz anlamıyla almak konusunda şüphelerim vardı. Bir dilbilimci olan Necmiye Alpay'ın dilin anlatım olanakları ve örnek verdiği bir cümlede mecaza yer olup olmadığını sormuş. Ben de ona katılıyorum.

Benim de bir okur olarak takıldığım iki örnek var. Birincisi, Tibet Ağırtan-Mavi Sakal'ın şarkısından alındığını tahmin ettiğim "Yat, geliyorum." (Söz o şarkıdan değilse bu eleştirim geçersiz.) Şarkının genelinden cımbızla tek söz alınmış (s. 153). Mantık çerçevesinden bakarsak o dizeden sonra gelen "Çünkü seni seviyorum" da alakasız kaçar. Ama şarkı, benim anladığım kadarıyla zaten öyle tek gecelik hatta saatlik, dakikalık ilişkilere yönelik bir eleştiri. Kaldı ki (edebiyat eleştirisiyle ilgili olmasa da) kitapta adı geçen birçok pop şarkısından çok daha üstün kalitede. Bizzat dinlemek isteyenler: http://www.youtube.com/watch?v=no7Ot-C4mQ8

Takıldığım ikinci örnek de şu: "'Bırakıp da gittin gideli/Dudaklarım bomboş şimdi.' Bırakıp gitmeden önceki hali siz hayal edin. Ne görüyorsunuz? Dudaklara yapışmış, öylece gezdirilen bir sevgili! Bir çeşit dudak hızması. Gidince dudaklar bomboş kalmış elbette. Dudakta gezdirilecek sevgililer pek kolay bulunmuyor" (s. 154). Dilbilgisi değil mantık açısından bir eleştiri yine. Ama dilde mübalağaya, duygularda tutkuya yer yok mu?

Füsun Akatlı'nın eleştirisinde de katıldığım yerler var. Akatlı, ikinci kitabı daha beğendiğini belirterek bir övgüyle başlayarak eleştirisini yumuşatmış ki şık bir hareket. Akatlı'nın eleştirisi Feyza Hepçilingirler'in eski ve yabancı sözcüklere tepkisi hakkında. Bazı sözcükler dile yerleşmişken çıkarılmasını abes buluyor Akatlı. Hepçilingirler ise savunmasında dile yerleşen sözcüklere değil yerleştiği halde başka dilin kurallarıyla çekilen sözcüklere tepki gösterdiğini dile getiriyor. Akatlı İstanbul Türkçesinde öyle söylenegeldiği için bazı deyişlerin değiştirilmemesinden yana. Yani hukuku-hukuğu, merakı-merağı, camii-camisi üzerine bir tartışma. Söyleniş estetiği açısından Akatlı'ya hak versem de dilbilgisi açısından Hepçilingiroğlu'ndan yanayım. Daha önce bir edebiyat dersinde duymuştum: -tuar'la biten sözcükler -tuvar diye dile geçirilirken bir tanesinde v harfi unutulmuş, sonra öyle  kullanılır olmuş. Tutarsızlıkların üstünde durulması gerekiyor. Bu açıdan Hürriyet Yaşar'ın sonlarda yer alan eleştirisinde, dilin istisnalara olduğu kadar değişime de açık olduğu yorumuna katılıyorum.

Eleştirinin Dozu

Necmiye Alpay ve Füsun Akatlı'nın eleştirileri dışında yazanların geneli erkek ve sanki kimi, Feyza Hepçilingirlerin "kadın" olmasını baştan içten içe baştan 1-0 başlamak diye saymış. Yazarın kendisi de bunun farkında. Ayrıca kimi eleştirilere eleştiri değil hakaret veya saldırı demek daha doğru olur zaten. Merhum Hulki Aktunç'u çok sevsem de röportajında dosdoğru "Gitsin Türkçeyi öğrensin" dediyse bence olmamış. Eğrisiyle doğrusuyla epey uğraşılmış bir eser ve yıllarını bu işe vermiş bir edebiyatçı var karşımızda.

Türkçe "Off" sonundaki eleştiriler ve eleştirilere yanıtlarla iyice parçaları oturan keyifli bir Türkçe denemesi. Serinin devamı elimde, Necmiye Alpay kitapları da. Füsun Akatlı kitapları da sırada. Kitabın artılarından biri, okuma listenize yaptığı katkılar...