Stefan Zweig ve Frederike Zweig'ın Mektuplaşmaları Okunmalı Mı?


Mektuplaşmaları okurken genelde arada kalıyorum. Bu kitapta da öyle oldu. Yer yer bana ne bunlardan dedim ("Terliklerimi unutmuşum, yenilerini alacağım."), yer yer de yazarın Frederike'ye "açüklamalarından sıkıldım ama kitabın üç yönden okunmaya değer olduğunu düşünüyorum:

- Yazma sürecine dair alıntılar ve ünlü yazarlarla anılar ("Sürekli edebiyat yapma konusuna artık kötümser bakıyorum. Yazar yeterince hırslı olmadı mı, yaptığı edebiyat da kabul edilemez olur. Stefan Zweig'ın 'aynadaki varlığı'nı ne kadar az hissedersem, o kadar gerçek benliğime kavuşuyorum. Sadece kendi kendimin olacağım anı yaşamak istiyorum.")

- (Özellikle 1931 tarihli mektuplardan itibaren) faşizmin yükselişine dair ifadeler ve rahatsızlıklar ("Ruhen hazırım buralardan çekip gitmeye... Evime, koleksiyonuma ve kitaplarıma veda etmeye hazırım...")

- Avrupa'da zihinsel seyahat fırsatı. Başta Salzburg ve Kapuzinerberg olmak üzere, Viyana, Berlin, Zürih gibi kentlerde gezdiğim zamanlar aklıma geldi.


Uzun uzun yazmadım ama hem yazma tutkunlarına hem faşizme içerden bakış görmek isteyenlere hem de seyahat severlere hitap edebilecek bu mektup derlemesini önerebilirim.

1 yorum:

Serdar dedi ki...

Satranç kitabını okudum geçen yaz, o gün bu gündür satranç oynuyorum :) Harika bir yazar, faşizm de uzmanlı alanı sanırım. Çünkü satrançta da aynı konuyu işliyor. Blogunuz çok güzel...