Gündelik Yaşamda Biat Kültürü


Son yıllarda dilimize iyice yerleşen bir terim var: Biat kültürü. Yeni görünse de ta eski zamanlardan beri var olan ve sadece siyasette değil gündelik yaşamımızın hemen her yerinde bizi kuşatan bir kültür bu. Hiç üşenmeden de nesilden nesle aktarıyoruz.

Biat kültürü, insanın kendi yaşamından kendinin sorumlu olması yerine bunu lider özelliği taşıyan başka bir kişiye devretmesini, bilim ve sanat yoluyla özgür düşünce sahibi olmak yerine itaat edeceği hazır düşünceler bulmasını ve eleştirellikten tamamen uzaklaşarak her şeyi olduğu gibi kabul etmesini kapsar.

Başta dediğim gibi bu durum siyasi olarak baş gösteriyor gibi olsa da tarihten bu yana aileden ikili ilişkilere, arkadaşlıklardan iş hayatına kadar iyice sinmiş durumda. İşin kötüsü bunu benimseyen insanlar başkalarına benimsetmek için canhıraş çabalarken liderlik pastasından pay kapmaya çalışanların sayısı da oldukça fazla.

Hepimizin olabilecek sıradan, standart, ortalama yaşamı düşünün. Doğduk. Büyük ihtimalle babanın aile reisi sayıldığı bir ailemiz var ama anneye de babaya da karşı çıkmak mecazi olarak "taş olma" sebebi. Gerçek manada ise muhtemelen toplumda kınanma ve dışlanma mazereti. Çünkü anne baba ne derse doğrudur ve çocuk kişiliği ne olursa olsun buna uymalıdır. Aile belli bir inancı, bir lideri takip etmektedir, çocuktan da bunu sürdürmesi beklenir. Daha sonra okula başlayıp öğretmenlerini dinlemesi, uslu uslu oturması ve ders kitaplarında ona sunulanı çalışması istenir. İlerleyen yaşlarda bir işe girip patrona itaat etmesi gerekir. Aynı döngüyü devam ettirme sırası sizdedir.

Biat kültüründe farklı ve özgür düşünenler, özgün düşünenler, birey olmak isteyen, bireyselliğini yaşamak isteyenler hoş karşılanmaz, tehdit olarak görülür. Düşmanca tavırdan daha kötü olabilen ve sizi hep kabahat işliyormuşsunuz, nankörlük ediyormuşsunuz psikolojisine sokan "ama biz senin iyiliğini düşünüyoruz"larla önleri kesilir, cesaretleri kırılır. Siyasette biz-siz ayrımına kurban giderler. İş yerlerinde dayatılan sisteme bir türlü uyum sağlayamadıkları için sıkıntı yaşarlar. Bulundukları yere ait değillermiş gibi hissederek diken ucunda yaşamak istemiyorlarsa uyum sağlamak kisvesi altında itaat etmeye zorlanırlar.

Biat kültürü iliklerine işlemiş ve bundan azami ölçüde nemalanan liderler, yöneticiler el geçirdikleri bu fırsatı elbette sıkı sıkı savunacaktır. Bize düşen cesaretimizi toplayıp kendi düşüncelerimizi savunabilmek, yeni fikirler ve olasılıklar üretmek. Belki dünyanın başka yerlerindeki akranlarımız gibi maddi ve manevi destek görmeyeceğiz ama denemeye değer.


Hiç yorum yok: